|
::.Vizyon ve
Misyon
İlerleme ve Gelişim için Siyasal Vizyon
GİRİŞ:
-
Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan “Kıbrıs Sorunu’na
Kapsamlı Çözüm Planı’nın 24 Nisan’da Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’nde ve Güney Kıbrıs’ta oylanması genelde Kıbrıs tarihi ,
özelde Kıbrıs Türk halkı açısından önemli bir dönüm noktasıdır.
-
Referandum sonuçlarına
saygı duyuyoruz. Ancak bu sonuçlar sadece Türk tarafının verdiği
kararla değil Rum tarafının kararı ve referandum öncesi ile
sonrasında dünyanın ortaya koyduğu tavır ve söylemler ışığında
değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmeler yapılırken Kıbrıs’taki
gerçekler gözetilmeli, halkımızın beklentileri dikkate alınmalıdır.
-
Ayrı ayrı referandumlar
yapılmış olması Kıbrıs’ta self- determinasyon hakkına sahip iki halk
bulunduğu gerçeğinin Birleşmiş Milletler tarafından kabulünün açık
bir göstergesidir. Yapılan referandumlar “ Kıbrıs’ta uzlaşmanın
önündeki engelin sorumlusunun Rum tarafı olduğunu herkese
göstermiştir.
-
Referandumların
yarattığı temel sonuç Genel Sekreter Annan’ın bizzat ifade ettiği ve
Plan metninde açıkça yazdığı gibi taraflardan her ikisi ya da biri
reddettiği için Plan’ın hükümsüz ve geçerisiz hale gelmesidir.
Nitekim BM Güvenlik Konseyi geçersiz sayılacağı önceden belirtildiği
için Plan’ı bir karar haline dönüştürememektedir.
-
Kıbrıs konusunda bir
uzlaşmaya varılamamasının temelinde Kıbrıs’ta yaşanan gerçeklerin
kabul edilmek istenmemesi yatmaktadır. Dün olduğu gibi bugün de Rum
Yönetimi “ Kıbrıs’ın “ tümünü temsil edemez. Bu gerçeğin bir gereği
olarak Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği, Türk
halkı ve onun devleti üzerinde hiç bir otoriteye sahip olmadığı
artık BM tarafından kabul edilmeli ve karar haline getirilmelidir.
-
Gelinen bu aşamada
öncelikle yeni durum değerlendirmesi yapılmalı ve kalıplaşmış
politikalardan uzaklaşılarak başta 4 Mart 1964’teki 186 ve 1983
yılındaki 541 sayılı kararlar olmak üzere Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi’nin Rum tarafını Kıbrıs’ın tümü adına söz söylemeye
yetkili kılan ve Kıbrıs Türk halkının bir devlete sahip olma
hakkını yok sayan Güvenlik Konseyi kararlarının değiştirilmesi için
yoğun ve etkili çaba gösterilmelidir.
-
Mevcut durum1963
yılından bu yana yaşanan gerçeklere ve son referandum sonuçlarına
rağmen Kıbrıs Türk tarafının Rum’a eşitlenmediği, Rum halkı tüm
Kıbrıs’ı temsilen dünyaca tanınan bir devlete sahipken Kıbrıs Türk
halkının devletinin yok sayılmaya çalışıldığı durumdur .Bu durum,
yani Kıbrıs Türk halkının bir takım aldatıcı yaklaşımlarla
oyalanarak aslında belirsizlikler içinde yaşamaya itilmesi asla
kabul edilemez.
-
Kıbrıs Türk halkı
izolasyonlardan ve tecritten mutlaka kurtarılmalı, bir devlete sahip
olma hakkı teslim edilerek uluslararası camia ile buluşturulmalıdır
-
UBP , işte bu noktadan
hareketle katlımcı bir anlayışla siyasal vizyonunu bir kez daha
gözden geçirmiş gelişen ve değişen koşullar ışığında belirlediği
unsurları halkımızla paylaşmayı kararlaştırmıştır.
-HEDEFİMİZ
KIBRIS TÜRK HALKININ ULUSLARARASI ALANDA HAK ETTİĞİ YERİ ALMASI ,
GÜVEN İÇİNDE YAŞAMASI, REFAH VE MUTLULUĞUNUN ARTIRILMASIDIR
-partimiz
başından beri avrupa birliği olgusuna sıcak bakmıştır.ubp, bu
bağlamda ülkemizin avrupa birliği’ne üyelik olgusunu da esas
amaçlarından biri olarak benimsemektedir
-
yapılanlarla yetinmemek , günü
kurtarmak değil geleceği şekillendirmek amacındayız.
-
siyasal alanda ileriye gitmek
sosyal ve ekonomik gelişim için gerekli olan dinamizmi özellikle
gençlerimizle birlikte yakalamak arzusundayız.
-
ubp olarak çok çalışmak ve bu
doğrultuda organize olmak kararlılığındayız.
-
bir çağdaşlık ve özgürlük projesi
olan ilerleme ve gelişim için siyasal vizyonumuzun kapsamına kıbrıs
türk halkının tamamı girmektedir
-
yalnızca annan planı’na “evet”
veya “hayır” diyenler değil halkımızın yüzde yüzü vizyonumuz
kapsamındadır. biz bölen değil birleştireniz.
-
evrim, sürekli ilerleme , gelişim
istenci ve bunlarla uyumlu siyasal mücadele halkımızın ve bizim
özümüzdür
Ulusal Birlik
Partisi’nin “ Kıbrıs Türk halkının özgür yaşaması, güven içinde
varlığını devam ettirmesi, refah ve mutluluğunun her geçen gün
artırılması ve Türkiye ile en yakın ilişki içinde bulunulması”
şeklinde özetlenebilecek tarihi misyonu daha da bir önem kazanarak
devam ederken partimizin bugün de ülke siyasetinde örgütlü yapısı,
tutarlılığı ile en büyük güç olduğunun altını çiziyoruz.
Ulusal Birlik Partisi
iktidarın en güçlü adayı olarak uluslararası konjonktürün ve buna
bağlı olarak yaşanan gelişmelerin, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri Kofi Annan’ın Güvenlik Konseyi’ne sunduğu rapor, Avrupa
Birliği ile ilgili gelişmeler ışığında, ülkemizin ve halkımızın
geldiği yeni aşamada iç ihtiyaçları da göz önünde tutarak aşağıdaki
görüşleri yeni dönemde üzerinde politika yapacağı temel tutum ve
partimiz vizyonunun ana unsurları olarak belirlemiştir:
DIŞ POLİTİKA :
1.
Ulusal Birlik Partisi
merkez sağda, liberal demokrat çizgide, piyasa ekonomisine olan
yaklaşımı, dünyaya, çağdaşlığa ve değişime olan açık tavrı ile
geleceği en iyi şeklillendirebilecek, halkımızın beklentilerine
yanıt verebilecek olan tek partidir.
2.
Siyasetin halka hizmet
anlamına geldiğinin bilinci içinde bulunan partimiz halkımıza ait
hedeflerin gerçekleşmesi için üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz
bir şekilde yerine getirecektir.
3.
Partimiz öteden beri
savunduğumuz çağdaş değerleri benimsemenin ışığında, demokrasi,
hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı, serbest piyasa ekonomisi,
sosyal devlet anlayışı çerçevesinde Avrupa Birliği içinde yer almayı
halkımızın geleceği açısından önemli bir hedef olarak görmektedir.
Partimiz bu bağlamda Avrupa Birliği muktesabatına ve normlarına uyum
yönündeki çabalara öncülük edecektir.
4.
Ülkemizin dünyaya
açılması, halkımızın tecridine son verilmesi, Avrupa ve dünya
uluslar ailesi içerisinde yer alabilmesi için her türlü fırsat
değerlendirilecek, açılımlar sağlanmaya çalışılacak, verilen
sözlerin yerine getirilmesi takip edilecektir.
5.
Ulusalararası
inisiyatifin bu hedeflerin gerçekleşmesi için bundan sonra ortaya
koyacağı uzlaşı önerileri ve açılımlar ulusumuzun, halkımızın,
devletimizin çıkar ve beklentilerine uygunluğu halinde
desteklenecektir.
6.
Avrupa’nın çeşitli
siyasal partileri, üniversiteleri, düşünce kuruluşları, sivil toplum
örgütleri, basın yayın kuruluşları ile iletişim kurularak halkımızın
haklarının elde edilmesi çabaları ileri götürülecektir. Bu çerçevede
bir yandan Avrupa’da lehimize bir kamuoyu oluşturmaya çalışacak
diğer taraftan da halkımızın dünyadaki gelişmelerle ilgili doğru
bilgilendirilmesine katkı yapacağız.
7.
Partimiz bu hedeflere
ulaşılabilmesi için gerekecek anayasal ve yasal düzenlemelerle ,
değişikliklerin yapılabilmesinin lokomotifi olacak ve bu konuda
inisiyatif üstlenecektir.
8.
AB Uyum çalışmaları ve
Kıbrıs’ın gerçeklerinden hareketle, ülkemizde yaşayan azınlıkların
uluslararası hukuktan doğan hakları koruma altında olmalıdır. Bu
amaçla, başta Ulusal Azınlıkların Korunmasına Dair Avrupa Çerçeve
Sözleşmesi olmak üzere, ilgili uluslararası metinler iç hukukumuza
dahil edilmeli ve uygulanabilir hale getirilmelidir.
9.
Önümüzdeki süreçte
halkımızın beklentilerinin en süratli bir şekilde yerine gelmesi
için , “ birlikten kuvvet doğar” esası ile ulusal bütünlüğümüzü ve
toplumsal dayanışmamızı artırma gayreti içinde olacağız. Bu bağlamda,
ulusal politikaların benimsenmesine ve bu yönde zemin
oluşturulmasına katkı sağlamak amacı ile tüm siyasi partilerin bir
araya geleceği etkin bir “Ulusal Uzlaşı Kurulu ” oluşturulmasına
öncülük edilecektir.
10.
Anavatan Türkiye bizler
için Kıbrıs Türk halkının güvenliği, milli kimliği,refah ve
mutluluğu bakımından vazgeçilemez bir ülkedir. Anavatan Türkiye ile
tarihi ve kültürel bağlarımız daha da güçlendirilecektir. Kıbrıs
Türk halkının haklarının savunulması, Türkiye ‘nin bölgedeki
tarihten ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve
çıkarlarının korunması için Anavatan Türkiye ile birlikte çaba
gösterilecektir. Anavatan Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye
olması ısrarla ve heyecanla desteklenecek, UBP bunun için üzerine
düşecekleri yapacaktır.
11.
BM, Avrupa Birliği,
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, İslam Konferansı Örgütü başta
olmak üzere belli başlı tüm uluslararası oluşumlar ve aralarında
Güney Kıbrıs’ın da yer alacağı diğer ülkelerle temas kurulmasına
gayret gösterilecek, yapılacak temaslarda halkımızın ve devletimizin
hakları savunulacaktır.
12.
Güney Kıbrıs’taki
referandum sonucu Ulusal Birlik Partisi’nin yıllardır savunduğu
Kıbrıs’ta anlaşma istemeyen tarafın Rumlar olduğu, Rum tarafı tüm
dünyada Kıbrıs’ın yasal temsilcisi olarak tanındığı sürece bir
anlaşmanın mümkün olamayacağı görüşlerinin doğruluğunu
kanıtlanmıştır.
13.
Referandum sonrası
ikilem ve belirsizlik içerisine düşen vatandaşlarımızın
sıkıntılarının giderilmesi hepimize düşen bir görevdir. Ulusal
Birlik Partisi yaşanan belirsizliklerin giderilerek insanlarımızın
huzura kavuşturulması için üzerine düşen tüm gayretleri mutlaka
gösterecektir.
14.
Kuzey ve Güney Kıbrıs
arasındaki kapı sayısının artırılması olanaklar ve güvenlik boyutu
ihmal edilmeden değerlendirilmelidir.
15.
Ulusal Birlik Partisi
Yeşil Hat Tüzüğü’nü mevcut haliyle sadece turizmimize bir oranda
fayda sağlayacak ileriye doğru atılmış bir adım ancak Kıbrıs Türk
halkının statüsüsü ve haklarını kesinlikle gözetmeyen ve korumayan
bir düzenleme olarak görmektedir. Avrupa Komisyonu’nun Ticaret ve
Mali Tüzük paketi de Kıbrıs Türk halkına vaat edilenleri içermiyor.
Uzmanların uygulamada birçok sorunla karşılaşılacağını belirttikleri
bu paketin içeriği beklentilerimize ve hak ettiklerimize cevap
vermiyor.
16.
Avrupa Birliği Kıbrıs
Türk halkı ile Güney’deki yönetim üzerinden temas kurmaktan
vazgeçerek doğrudan temas kurmalı, Kıbrıs Türk halkı ve devleti
yasal muhatap kabul edilmelidir.
17.
Ulusal Birlik
Partisi,Birleşmiş Milletler Örgütü’nün uzlaşmaz Rum tarafına karşı
Kıbrıs Türk tarafını mağdur etmeyeceğine inanıyor ve bunun için
somut adımlar bekliyor.
18.
UBP olarak, Genel
Sekreter Annan’ın Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda belirttiği,”
Kıbrıs Türkleri’nin “evet “ diyerek devletlerini tanıtma
istemlerinden vazgeçtiği iddiasını kabul etmemiz asla mümkün
değildir. Kıbrıs Türk halkı 1983 yılında var olan self determinasyon
hakkını kullanarak devletini kurmuş ve referandumla devletini
onaylamıştır. Devletimizin varlığı varılacak bir anlaşma için engel
olarak görülmemelidir.
19.
Partimiz Güvenlik
Konseyi’ni cesaretle, gerçekçi değerlendirmeler yapmaya davet eder,
ancak böye yapılması halinde Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşmaya
varılabileceğine dikkat çeker, BM’yi bir an önce harekete geçmeye
çağırır.
20.
Güvenlik Konseyi Rum
halkının” hayır” demesinin nedenlerini iyice incelemelidir. Rumlar,
yetkilerini ve dünyanın tek yanlı yardımları ile ulaştıkları
zenginliklerini Kıbrıs Türk halkı ile paylaşmaya hazır olmadıklarını
açıkça ifade etmişlerdir.Olayı farklı noktalara çekmek, Rum
behanelerine inanarak Türk halkını cezalandırmaya devam etmek,
Rumlar tanınmışlığın nimetlerini kullanarak bizi ambargolar altında
yaşamaya mahkum ederken suskun kalmak uluslararası adalet ve hukuk
kavramlarını zedeleyecektir.
21.
Bu belirsizlik ve
haksızlık daha ne kadar sürdürülebilir? Uluslararası camia Kıbrıs
Türk halkının ne zamana kadar, nasıl ve niçin Rum tarafının insafına
mahkum edilebileceğinin yanıtını ivedi olarak vermelidir. Bize göre
her geçen gün bir insanlık ayıbı, Kıbrıs Türkü’ne yapılan
haksızlıkların devam etirilmesi için Rum’a yapılan yardımların
sürdürülmesi anlamını taşımaktadır.
22.
UBP olarak, Kıbrıs Türk
halkının anlaşma yönünde ortaya koyduğu iradeye rağmen Kıbrıs’ta bir
anlaşmaya varılamamış olmasının sorumluluğunun Kıbrıs Türk tarafına
yüklenemeyeceği gerçeğinden hareketle Kıbrıs Türk halkını daha fazla
Rum’un insafında yaşamaya mahkum etmemek için uluslararası camiayı
göreve davet ediyoruz.
23.
Bu bağlamda,insanlık dışı ambargoların ve tecrit
politikalarının kaldırılmasını talep etmekle beraber partimiz bunu
nihai bir hedef olarak değil,Kıbrıs konusunun adil ve kalıcı bir
anlaşmayla sonuçlanması için gerekli olan bir ara hedef olarak
görmektedir.
24.
Referandumların yarattığı somut sonuçlar bir kez
daha göstermiştir ki Kıbrıs’ta en gerçekçi ve yaşayabilir anlaşma
ancak iki devlet esasına dayalı olarak kurulacak yeni bir ortaklıkla
mümkündür. Kıbrıs Türk halkının kurduğu devletin kabulü birleşmenin
hızlandırıcısı olarak görülmeli ve birleşmenin temelini
oluşturabileceği kabullenilmelidir.
25.
Partimiz, ayrı bir Rum
devletinin varlığının referendum sonuçlarına rağmen halen sürdüğü
gerçeğine paralel olarak ayrı bir Türk devletinin tanınmasını
Kıbrıs’ta bir anlaşmaya engel olarak görmemektedir. Partimiz ortaya
çıkan Rum tavrı ve Rum devletinin tanınmasının Kıbrıs’ta bir
anlaşmaya engel olarak görülmemesinden hareketle bugüne dek olduğu
gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşatılması ve tanınmasının
her zaman için gündemde tutulmasını ve talep edilmesini vazgeçilmez
bir olgu olarak benimsemektedir.
26.
Dünyanın Kıbrıs
konusundaki yeni dili Rumlar’ın birleşmeyi reddettiği gerçeğini
ifade eden, bu gerçek doğrultusunda Kıbrıs Türk halkının hakları ve
devletinin tanınması gerektiğini cesaretle vurgulayan Kıbrıs’ta var
olan dengesizliği ve eşitsizliği yıkmayı hedefleyen adil bir dil
olmalıdır.
27.
Ulusal Birlik Partisi
mal-mülk konusunun bütünlüklü bir anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile
birlikte çözümlenmesinden yanadır. KKTC’de son UBP-DP koalisyon
hükümeti döneminde kurulan 1974 sonrasında Kuzey’de kalan Rum
mallarının tazmini ve takası ile ilgili komisyon konunun
halledilmesi için önemli bir adımdır. Mal-mülk konusu çözümlenirken
Kıbrıs’taki gerçekler ve yapılan uygulamalar göz önünde
bulundurulmaldır. Yaşanan tarihsel olaylar ve Kıbrıs Türk halkının
yıllarca ambargolar altında tutulduğu gerçeği dikkate alınır, dünya
sorunun aşılmasına maddi kaynak sağlarsa, konunun halledilmesi
kolaylaşır.
UBP’NİN AB VİZYONUN UNSURLARI:
A.
Avrupa Birliği’ne
yönelik politikamızın temeli, AB’nin insan hakları, demokrasi ,
hukukun üstünlüğü,barış, işbirliği, dostluk ve dayanışma idealleri
ve değerleridir. Bunların ulusların ve ülkelerin kaynaşmasına, refah
ve mutluğunun artmasına yürekten bağlı olduğumuz Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk’ün “ YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” idealinin
gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacağına inanmaktayız.
B.
İktidarımız döneminde
KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki sınırın açılarak serbest dolaşımın
sağlanması halkımızın ve partimizin barışçılığının bir ifadesidir.
Halkımızın, kendi aleyhine önemli olumsuzluklar içermesine rağmen
Annan Planı’na “evet” demesi Avrupa Birliği’ne ve onun değerlerine
yatkınlığının, bu değerleri uygulama istencinin de bir işaretidir.
C.
Annan Planı’nın Rumlar
tarafından reddedilmiş olması Ulusal Birlik Partisi’nin yıllardır
savunduğu politik unsurlarla dile getirdiği görüşlerin ne denli
sağlam ve gerçekçi olduklarını ortaya çıkarmıştır.
D.
Bu bağlamda Avrupa
Birliği politikamızın temel unsurları;
i.
Kıbrıs Türk tarafının
Rum tarafına eşit bir şekilde Avrupa Birliği ile ilişkiler
geliştirmesi,
ii.
Avrupa Birliği’ne
uyumun sağlanması,
iii.
Avrupa Birliği için
gerekli kurumsal yapılanmanın gerçekleştirilmesi,
iv.
Güney Kıbrıs ile
devletimiz arasındaki ekonomik dengesizliğin giderilmesi amacıyla
Avrupa Birliği ile ekonomik ve sosyal işbirliğine gitmektir.
E.
Ulusal Birlik Partisi
olarak belirlediğimiz Avrupa Birliği stratejisinin başarılı
olacağına kesinlikle inanıyor bunun için halkımızın Maastricht
ekonomik kriterleri ve Kopenhag siyasi kriterlerini çok kısa sürede
yerine getirebilecek yüksek niteliklere sahip olmasına güveniyoruz.
F.
AB’ye uyum
sağlanabilmesi için hızlı bir şekilde kamu ağırlıklı ekonomik
yapıdan, rekabetçi piyasa ekonomisine geçişi sağlayacak kurumsal
yapı oluşturulmalı AB standartlarına uygun etkin bir devlet yapısı
ortaya çıkarılmaldır.Esasen UBP bu yöndeki çalışmaları ve
uygulamaları iktidarları döneminde başlatmış bulunmaktadır.
G.
Bu yeni yapı için
sağlanacak kaynaklar istihdam yaratacak projelere yönlendirilmelidir.
Bu üretim-yatırım-istihdam programını desteklemek için maliyetleri
düşürücü önlemler alınmalı, fon ve vergi konularında Avrupa
Birliği’ndeki uygulamalar da dikkate alınarak gerekli reformlar
yapılmalı, böylece reel sektör ve özel girişimcinin önündeki
üretim-yatırım ve istihdamı engelleyen herşey ortadan
kaldırılmalıdır.
H.
Alınacak ek finansal
önlemler ve yapılacak uygulamalarla aile işletmeleri ile Küçük ve
Orta Boy İşletmeler’in (KOBİ) gelişmesi sağlanmalı uygun ve etkin
bir pazarlama atmosferi yaratılmalıdır.
I.
AB’ye uyum sürecinde
devletimizin ekonomisinin güçlü bir yapıya kavuşturulması
çalışmaları yapılırken olayın sosyolojik boyutu da ihmal edilmemeli
ve devletimizin toplumsal yönü ile idari kapasitesinin
gelştirilmesi için de adımlar atılmalıdır. Bu bağlamda halkımızın
hertürlü eğitsel,kültürel, sanatsal, sportif etkinliğe katılmasının
önü açılmalı, bu adımları atacak olanlar desteklenmelidir.
İÇ POLİTİKA VİZYONU:
1. AB Üyeliği hedefinden hareketle, Anayasamızın Kopenhag Kriterleri
de dikkate alınarak, değiştirilmesi için partimiz üzerine düşeni
yapacaktır. Bu çerçevede yasalar ve diğer mevzuatın da yapılacak
anayasa değişikliğine paralel olarak gözden geçirilmesi kaçınılmaz
olacaktır.
2. KKTC Anayasası’nda bulunan geçici maddeler devletin makamları
arasında istişare edilmek suretiyle halkın eğilimleri ve günün
koşulları da dikkate alınarak değerlendirilmeli ve gerekli kararlar
bu şekilde üretilmelidir.
3. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanması anayasal ve yasal
düzenlemelerle önlenmelidir.
4.Anayasal değişiklikler konusunda Ulusal Birlik Partisi gerekli
hazırlıklarını başlatmıştır. Bu çalışmaların toplumsal uzlaşı ile
yürütülmesi için her kesimin katkı sağlaması arzulanmaktadır.
5.Yargı bağımsızlığı zedelenmeden halkımızın adalete olan güveninin
artırılması, devletimizin saygınlığının yükseltilmesi için ciddi bir
hukuk reformunun gerçekleştirilmesi suretiyle ülkemizin bu alandaki
eksiklik ve aksaklıklarının giderilmesi partimizin başlıca
hedeflerinden biri olacaktır.
6.Ulusal Birlik Partisi toplumsal bütünlük ve huzur ortamının
korunmasına büyük önem vermektedir.Bu bağlamda toplum içinde var
olan ve olabilecek her türlü ayrımcılığa karşıdır. Ulusal Birlik
Partisi, 1571’den sonra bu topraklara gelip buraları vatan
yapanlarla 1974’ten sonra Kıbrıs’a gelip bu toprakları vatan
bilenler arasında ayrım yapılmasına kesinlikle karşı olup bu sakat
düşünceyi ortadan kaldıracak politikalar üretmeyi, uygulamalar
yapmayı siyasi görev saymaktadır.
7. Kamu görevlilerine siyaset yasağının kaldırılması için gerekli
adımlar atılmalı,siyaset dünyamızın kamu kesiminde çalışanların
birikimlerinden yararlanması mutlaka sağlanmalıdır.
8. Ulusal Birlik Partisi insan odaklı bir politika izleyerek
halkımızın yaşam kalitesini çağdaş standartlara ulaştırmaya
kararlıdır.Halkımızla partimiz arasındaki köprülerin artırılması,
halkın siyasete ve siyasetçiye güveninin yükseltilmesi, parti
kadrolarının zenginleştirilmesi için iç düzenlemeler yapılmasının
yanı sıra siyasi partiler yasasının yeniden düzenlenmesine gitmek
partimizin önemli uğraş alanlarından biri olacaktır.
9.Partimiz sivil toplum örgütlerinin gelişmesi ve onlarla iletişimin
daha da artırılması için üzerimize düşeni yapacaktır.
10. Askerlik ve seferberlik görev süreleri, profesyonel orduya geçiş,
konuları üzerinde de öncelikli olarak durulacaktır.
11. Eğitimde kalitenin yükseltilmesi ve Avrupa Birliği
standartlarının yakalanması genelde eğitimin yeninden planlanması,
gençlerin doğru alanlarda eğitime yönlendirilmesi büyük önem
taşımaktadır. UBP eğitim konusunda topyekün bir çaba içine girecek
reformcu bir anlayışla konulara yaklaşacaktır.
12.Turizm ülkemiz refahının yükseltilmesi için en uygun yatırım
alanıdır.Bu bağlamda yeni yatırımlara ve yeni açılımlara ihtiyaç
vardır. Turizm işlerini koordine edecek , politikaların
belirlenmesinde etkili olacak, sektör temsilcilerinin içinde yer
alacağı bağımsız bir“Kıbrıs Türk Turizm Örgütü” oluşturulması artık
kaçınılmaz hale gelmiştir. UBP bunun için üzerine düşeni yapacaktır.
Turizmin gelişmesi için gayret gösterilirken doğanın korunması için
de ayrıca büyük özen gösterilecektir.
13. Tarım ülkemiz için vazgeçilmezdir. Tarımın daha bilinçli
yapılması üreticinin gelir seviyesinin yükseltilmesi ve ülkenin bu
alandan elde ettiği faydanın artırılması için Tarım Bakanlığı ile
işbirliği içinde çalışacak “Tarım ve Hayvancılık Yüksek Kurulu”
oluşturulacaktır.
14. Ekonomide Maastricht kriterlerinin yakalanması için çalışmalar
yapılmalı. Avrupa Birliği’nin ilgili yasaları ve normları ülkemiz
yaşamına sokulmalıdır. Para biriminde Euro’ya geçilmesi için gerekli
çalışmalar şimdiden başlatılmalıdır.
15: Partimiz ülkemizin ve insanlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda
her alanda ve kapsamlı ilerlemeler kaydedebileceğimiz politikalar
üretmeyi, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinin bir an önce
tamamlanmasını hedeflemekte bunun için üzerine düşeni yapmayı ana
görevlerinden biri kabul etmektedir.
SONUÇ:
*Ulusal Birlik Partisi olarak herzaman için barış , dostluk ,
işbirliği ve istikrarı savunduk
*Kıbrıs konusunda ivedilikle yapılması gereken Kıbrıs Türk tarafı
ile Rum tarafının ekonomik ve siyasi eşitliğinin sağlanmasıdır.
Birleşme ancak eşitler arasında olabilir. Ancak eşitlerin birleşmesi
sağlıklı ve kalıcıdır. Kıbrıs Türkü’ne uygulanan İzolasyonlar ve
tecrit politikaları hemen ortadan kaldırılmalı,Kıbrıs Türk halkının
temsilcileri ile devlet kuruluşlarımız yasal muhatap kabul
edilmelidir
*Rum tarafının ambargoların devamı için gösterdikleri çabanın
Kıbrıs Türk halkını diz çökerterek kendi boyunduruğu altına alma
düşüncesinden kaynaklanabileceği dikkatlerden uzak tutulmamalıdır
*Yaklaşımlarımızın temel hareket noktası evrensel değerlerdir.
Egemenlik, eşitlik, güvenlik istemlerimiz evrensel değerlerin bize
verdiği hak ve güçlü olmamızdan kaynaklanmaktadır
*Kıbrıs’ta bir uzlaşıyı isterken söylediklerimiz gerek evrensel
değerler gerekse Avrupa Birliği idealleri ile örtüşmektedir
* Yaşanan gelişmeler ve ada gerçekleri Ulusal Birlik Partisi’nin
yaklaşımlarının ne kadar tutarlı, sağlıklı ve geçerli olduğunu
gözler önüne sermekte ve gerek halkımıza gerekse partimize güç
vermektedir
*Partimiz halkımızın mutluluğu, refahı ve güvenliği için gerekli
tüm bu hususları yaşama geçirebilmek için gereksinim duyulan her
türlü yapısal değişikliği öncelikle kendi bünyesinde yapacaktır
*Partimizin örgüt yapısı, siyaset yapma anlayışı ve kadroları yeni
dönemin gerektirdiği koşullara uygun hale getirilecektir
*Bu çerçevede partimiz yeni iktidar dönemine sağlıklı bir hazırlanma
süreci yaşayacak ve mutlaka yeni bir dinamizmle iktidara gelecektir
*Geçmişten taşıdığımız deneyimlerin ışığında tarihten aldığımız
sorumlulukla daha güzel bir geleceği halkımızla birlikte kurmak
istiyoruz
*UBP, özgürlükçü bir anlayışın, batılı liberal değerlerin siyasette
hakim olması için üzerine düşeni yapmaya hazırdır.
|