BASIN BİLDİRİSİ
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden çalışma grupları ve teknik komitelerin yarın başlayacağı açıklanan toplantılarının şeffaf olması gerektiğini” belirtti.
Tahsin Ertuğruloğlu, “ Cumhurbaşkanı Talat’ın halk egemenliğinin temsil edildiği Cumhuriyet Meclisi’ni devre dışı tutmasının, ben yaparım olur anlayışı ile harelet etmesinin Kıbrıs Türk halıkının hak ve menfaatlerinin korunması açısından zararlı ve Ulusal Birlik Partisi tarafından onaylanması mümkün olmayan bir tutum olduğunu” vurguladı.
Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkının kaderini belirleyecek bu komitele ve çalışma gruplarında kimlerin, neden görev aldıklarını, içeriğin ve hedefin ne olduğunu bilmek istediğini” kaydetti.
Tahsin Ertuğruloğlu, açıklamasına devamla şunları belirtti:
“ Uluslararası aktörler ve Sayın Talat’ın bizzat kendisi Kıbrıs konusunda son bir şansın söz konusu olduğunu söylemektedirler.
Sayın Talat gerek verdiği demeçlerde gerekse BM Genel Sekreteri’ne yazdığı son mektupta 2008 yılı sonuna dek bir netice alınmasını istediğini belirtmektedir.
Bu yaklaşımlar doğrudur.
Tam 41 yıldır çeşitli zamanlarda görüşülen, tartışılan bir anlaşma sağlanması için planlar, belgeler ortaya konulanKıbrıs konusu halkımızın zararına bir şekilde uzayıp gitmektedir. Bu konunun halledilememesinin arkasında görüşme yapılamaması ya da konunun yeterince irdelenmemesi değil, Rum –Yunan ikilisinin yanlış emelleri yatmaktadır. Dolayısı ile bir görüşme sürecinden değil Rum tarafının niyetinin son kez test edilmesinden söz edilebilir.İşte bu nedenle artık şeffaflık ilkesine tam olarak uyulmalı, Meclisimiz ve halkımız sürekli devrede tutularak olacaklar en geniş boyutu ile yakından takip edilebilmelidir.
Ulusal Birlik Partisi olarak Sayın Talat’a sunduğumuz ‘Konuşma Notu’nda’ da belirttiğimiz gibi siyasi partilerle kamuoyu masada olup bitenler konusunda aydınlatılmalı, Meclis’te temsil edilen tüm siyasi partilerin oluşturacağı ve izlenecek politikaların tartışılacağı bir siyasi yapılaşma üzerinde ciddiyetle durulmalıdır.
Buna ek olarak Kıbrıs konusunun Ulusal Dava olduğu göz önünde tutularak Anavatan Türkiye’nin iktidar ve muhalefet dahil tüm siyasi partileri ve ilgili Devlet kurumları ile yakın temas ve istişare içinde olunmalıdır.
Ancak bırakınız bu noktalara ulaşmayı biz Ana muhalefet partisi olarak Sayın Talat’tan görüşme tutanaklarını tarafımıza sunmaları için yaptığımız yazılı başvuruya ilgili olarak şu ana dek bir yanıt bile alamadık.
Sayın Talat’un bu tutumu demokrasimiz açısından üzüntü vericidir.