Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, “CTP yetkililerini neden Vakıflar İdaresi’nin 6 üst kademe yöneticisinin sert bir şekilde karşı çıkmalarına, Vakıflar İdaresi’nin zarar göreceği uyarısında bulunmalarına rağmen Dome Otel’in işletmesini Turizm Emekçileri Sendikası Başkanı ve CTP Girne Milletvekili Bayram Karaman’ın güdümündeki bir şirkete vermeye çalıştıklarını kamuoyuna açıklamaya” davet etti.
Taçoy, “ çalışanların da üst düzey yöneticilerin de karşı çıktığı, peşkeş çekme olarak gördükleri bu sürecin durdurulmasını ve çalışanlar arasında gizli oyla referandum yapılması” çağrısında bulundu.
Hasan Taçoy, şunları kaydetti:
“ Yıllardır Vakıflar İdaresi bünyesinde emek veren ve üst kademeyi oluşturan, Mustafa Değirmencioğlu ( Genel Müdür Yardımcısı), Mehmet Kanan (İnşaat Şube Müdürü), Şefik Işık ( Emlak Şube Müdürü), Hüseyin Kavaz ( Muhasebe Şube Müdürü), Erhan Soykut ( İşletmeler ve Araştırma Şube Müdür Vekili), Hüseyin Örs ( İdari İşler Şube Müdür Vekili), tarafından Genel Müdür eliyle Yönetim Kurulu’na iletilen 11 Mart tarihli yazı son derece önemlidir ve mutlaka dikkatle değerlendirilmelidir.
Söz konusu 6 üst düzey yönetici ilgili yazılarında çok açık bir şekilde Dome Otel’in işletmesinin Turizm Emekçileri Sendikası Başkanı ve CTP milletvekili Bayram Karaman’ın güdümünde kurulacak özel bir şirkete verilmesine karşı çıkmaktadırlar.
Bizim saptamalarımıza göre 6 üst düzey yönetici haklıdırlar ve doğruları dile getiriyorlar ama CTP yetkilileri bunu dikkate almayarak Vakıflar İdaresi’ni zora sokacak, peşkeş çekme anlamına gelen işler yapmaktadırlar.
Vakıflar İdaresi’nin altı üst düzey yöneticisi gibi bizler de Dome Otel’in yaklaşık 1 milyon sterlin ( yaklaşık 2 buçuk milyon YTL) tutarındaki kıdem tazminatları ödenmek sureti ile toplu sözleşme yapılmaksızın veya toplu sözleşmede kayda değer iyileştirme yapılarak sendikanın kuracağı bir şirkete kira bedeli olmaksızın ve teminat alınmadan 32 aylığına devredilecek olmasını kar/ zarar durumuna göre bu sürenin uzaltılabileceğinin öngörülmesini Vakıflar İdaresi’ni zedeleyici bir yöntem olarak görüyoruz.
Lara biçte olduğu gibi 11. sırada bulunan bir şirkete sağlanan imtiyaza sesiz kalan sayıştay, tanınan 36 aylık sürenin nasıl ve hangi nedenden dolayı uzatıldığını sorgulamayan yetkililerin davranışları mı bu davranışlara cesaret veriyor?
Koskoca Vakıflar İdaresi’nin yapamadığını sendika mı yapacak?
Eğer sendika bir takım öz verilerde bulunacaksa neden işletme Vakıflar İdaresi’nde iken bu özverilerde bulunmuyor?
Neden eğer bir kiralama söz konusu ise ihaleye çıkılmıyor?
Sendika ve çalışanların kuracağı şirketin Dome Otel’in ihtiyacı olan 4-5 milyon sterlin tutarındaki yatırımı finanse edecek gücü var mı?
Yoksa yarın dara girildiğinde ilgili şirket Dome Otel’in işletmesini başkalarına mı devredecek?
Yapılmak istenenler oyunun bir parçası mı?
Ulusal Birlik Partisi olarak Vakıflar İdaresi’ni takip etmeye devam edeceğiz.
Şimdi olmasa bile gelecekte yapılacak olan araştırmalarda bu keyfilikler ve Vakıflar İdaresi’ni zora sokan, zarar veren işler mutlaka ortaya çıkacaktır. Dolayısı ile Sayıştaylık ve Başsavcılık gibi Devlet kurumlarımız ileride zorda kalmamak istiyorlarsa şimdiden duyarlı davranmalı ve net bir şekilde ortaya konulanları ihbar kabul ederek harekete geçmelidirler.
Mare-Monte’yi perişan edenlerin Dome Otel’i de perişan etmelerine izin vermemek için elimizden geleni yapacağız.
Ancak halkımız ve Vakıflar İdaresi de biliyor ki karşımızda ‘ ne yaparsam kardır. Ben yaparım onlar dövünsün’ anlayışında olan çağdışı bir anlayış vardır.