UBP'den Hükümet Programına Ret!

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Ana Muhalefet partisi olarak Meclis’te “hır gür” çıkarmak için değil, doğruları desteklemek, yanlışları da seviyeli bir şekilde eleştirmek için görev yapacaklarını belirterek, “Yeter ki sabrımız taşmasın” dedi. Hüseyin Özgürgün, hükümet programına oylarının “ret” olacağını söyledi.
Özgürgün, polisin sivile bağlanması konusunda siyasi partilerde bir istek olduğunu, bunun yasa ile yapılabileceğini ifade ederek, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun bu konuda hazırlayacağı bir yasayı Meclis’e getirebileceğini, UBP olarak bunu destekleyeceklerini kaydetti.
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, polisin sivile bağlanması konusuna destek verdiklerini, ancak polisin sivil idareye bağlanması durumunda bu kez de sivil idareye sıkıntı yaratabileceğini ifade ederek, polis ile ilgili ayrı bir düzenleme yapılırsa, ne sivil idareye ne de siyasilere dert olacağını belirtti.
Özgürgün, bu konunun hassas bir konu olduğunu, polisin halk için hizmet verdiğini ifade ederek, bu konuda hükümete destek vereceklerini dile getirdi.
HÜKÜMET PROGRAMI
UBP Genel Başkanı Özgürgün, hükümet programını değerlendirdiği konuşmasına “hükümetin hayırlı olması” temennisiyle başladı. Özgürgün, CTP-DP hükümetlerinin yıllardır kurulduğunu ancak görev sürelerini tamamlayamadıklarını ifade ederek, hükümet programını okuduklarını, hükümetin ömrünün de uzun olmasını temenni ettiklerini ancak bunun uzun sürmeyeceğini gördüklerini savundu.
4 aydır CTP/BG ile DP/UG’nin hükümette olduğunu, ancak yeni hükümeti kurmakta zorlandığını ifade eden Özgürgün, bu durumdan dolayı hükümetin halka güven verme konusunda sıkıntı yaşayacağına inandığını belirtti.
Özgürgün, hükümet konusunda halk adına endişe duyduklarını, ülkede ekonomik kriz bulunduğunu, dövizin yükselerek sıkıntılara sebebiyet verdiğini belirterek, hükümetin bu konuda çalışması gerektiğini kaydetti.
TÜRKİYE’NİN YERİ
Hükümet programında Anavatan Türkiye’nin yer almadığını, üçüncü ülke konumuna getirildiğini ifade eden Özgürgün, bunu eleştirdi.
Özgürgün, hükümet programında yeni havayolu ile yeni havayolunun iptali konusunda bir madde göremediğini, bu yüzden ne yapacaklarını izleyeceklerini söyledi.
Anayasa’nın değiştirilmesi konusuna da değinen Özgürgün, belli maddelerde değişiklik yapılarak halkın tepkisinin ölçülebileceğini, bu konuda tepkiler olduğunu bu yüzde Anayasa değişikliği konusunun olgunlaşması gerektiğini belirterek, bu konuda destek sözü verdi.
Özgürgün, hükümet programında, kamu maliyesinin sürdürülebilir olması konusunda yer alan maddeye bakıldığında vergilerin yükselebileceğinin görüldüğünü, ekonominin büyütüleceği konusunda da daha geniş inandırıcı bir verinin ortaya konması gerektiğini kaydetti.

ELEKTRİK VE TELEFON
Kıb-Tek’in “özerkleştirilmesi”nin planlandığını, ancak bunun bir sıkıntı yaratabileceğini ifade eden Özgürgün, elektrik konusunun iyi düşünülmesi uyarısında bulundu. Ülkenin elektriksiz kalabileceğini belirten Özgürgün, Kıb-Tek’te verimliliği artıracak bir çalışma gerektiğini, bunun ister özelleştirme ister özerkleştirme olsun bu konunun ciddiyetle ele alınmasını istedi.
Özgürgün, hükümeti, Telefon konusunda da sendikalardan kopmadan dikkatli çalışılması konusunda uyardı.
Ülkede 9 milyar TL’ye yakın bir mevduat olduğunu, bunun küçük bir ülke için büyük bir miktar olduğunu vurgulayan Özgürgün, bu yüzden bankalara olan güvenin sarsılmaması gerektiğini ifade etti.
Hükümet programında Türkiye ile ilişkilerin “önemsizleştirilmeye” çalışıldığını da savunan Özgürgün, bu konuda hayale kapılınmamasını Türkiye ile ilişkilerin çok daha güçlendirilmesini istedi. Özgürgün, Türkiye’nin ülke için önemine 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Avrupa Konseyi’nde de dikkat çektiğini hatırlattı.
Talat’ın konuşmasında “Türkiye olmasaydı ben burada olamazdım, telefonda bile konuşamazdık” dediğini anımsatan Özgürgün, Türkiye’nin, KKTC’de yaşam sürmenin en büyük teminatı olduğuna vurgu yaptı.
KIBRIS KONUSU
Hükümet programında yer alan Kıbrıs konusuna da değinen Özgürgün, programda Kıbrıs müzakereleri ile ilgili iki madde yer aldığını ifade ederek, bunları okudu ve BM parametreleri çerçevesinde iki kesimlilik, iki devlet ve halkın bulunduğu ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin olacağı bir anlaşma çalışmasına destek vereceklerini söyledi.
Özgürgün, bunun dışında bir çalışmaya destek vermeyeceklerini ifade ederek, Rum tarafının çok iyi incelenmesi gerektiğini, Rumların en ufak bir anlaşma isteği bulunmadığını kaydetti.
Rum tarafının “Maraş bize verilsin” kampanyası yaptığını ifade eden Özgürgün, bunun tehlikeli bir yaklaşım olduğunu, bu konuda Türk tarafının da bir politika geliştirmesi ve vazgeçilmezlerini ortaya koyması gerektiğini ifade etti.
Hükümetin şu ana kadar doğru bir görüntü ortaya koymadığını, bu açıdan bunların düzeltilmesi gerektiğini, kendilerinin gerekli eleştiriyi yapacağını, “hır gür” çıkarma peşinde olmadıklarını, seviyeli bir eleştiri yapacaklarını ifade eden Özgürgün, “Yeter ki sabrımız taşmasın” dedi.
Özgürgün, doğruların yapıldığı yerde destek vereceklerini, ancak yanlışların da karşısında duracaklarını belirterek, “Ana muhalefet partisi olarak doğruların yanında olacağız ama yanlışları da en sert şekilde eleştireceğiz” dedi.
Hükümetin ilk önce kendisi içerisinde mutlu ve uyumlu olması gerektiğini ifade eden Özgürgün, halk ve halkın yararına yapılacak icraatlara destek olacaklarını vurguladı. Bu programa olumlu oy vermeyeceklerini ifade eden Özgürgün, oylarının ret olacağını kaydetti.